<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Darwinizmin Eleştirisi...</title>
        <description> </description>
        <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 01:20:01 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Evrim ve Fosiller</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-ve-fosiller_4519422.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-ve-fosiller_4519422.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Evrim Teorisi için en önemli belgeler fosil kayıtlarıdır.Çünkü doğa tarihinde Darwinci senaryonun olup olmadığını anlamak en iyi yol budur.Fosiller, bize geçmişteki canlıların nasıl olduğunu, değişip değişmediğini gösterir.Peki Darwinci evrimin iddia ettiği, ortak ata tezini(common descent) destekleyen kanıtlar var mıdır?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ortak ata tezinin doğrulanması için pek çok fosil gerekmektedir.Eğer ara türler varsa, bunların fosilleri bilinen türlerin fosillerinden daha fazla olmalıdır.Eğer ara tür olduğu iddia edilen sadece bir iki fosil varsa, bu fosiller muhtemelen ara tür değildir.Çünkü&amp;nbsp;bir yığın fosil&amp;nbsp;olması gerekkirken çok az olması bir çelişki oluşturur. Fakat evrimci yayınlarda ara fosil iddialarına rastlayabiliriz. Bu ara tür olduğu iddia edilen fosillerin aslı nedir? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ara&amp;nbsp;tür olduğu iddia edilen fosiller aslında, ya sahtekarlık ürünüdür ya da çarpıtılarak yorumlamaya dayanır.Yanlış yorumlama ve çıkarımların nedeni de evrimcilerin ön yargılarıdır.Sahtekarlık örneklerine Archaeoraptor(sahte dinokuş fosili), Piltdown Adamı&amp;nbsp; gibi&amp;nbsp;farklı canlı kemiklerinin birbirine eklenmesiyle oluşan fosillier gösterilebilir. Bazen de bir canlının atası olduğu iddia edilen fosiller, aslında o türden daha sonra ortaya çıkmıştır. Yani bir türün fosilleri, atası olduğu iddia edilen türden daha daha yaşlı olabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aslında fosiller Darwinizm&amp;nbsp;için sorundur.Pe.. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-ve-fosiller_4519422.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 04 Nov 2007 11:18:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bakterilerin Antibiyotik Direnci</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/bakterilerin-antibiyotik-direnci_4290639.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/bakterilerin-antibiyotik-direnci_4290639.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Evrimciler, bazı bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç göstermelerinin evrim olduğunu, bakterinin direnç geliştirdiğini iddia edrler.Aslında ortada evrim falan yoktur.Sadece bazı&amp;nbsp;gözlemlerin cahillikten dolayı yanlış algılanması ya da&amp;nbsp;bilerek çarpıtlması vardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Evrim sanılan, aslında evrim olmayan bir olay şöyledir: Bakteri populasyonunda dirençli varyasyonlar ve dirençsiz varyasyonlar bulunmaktadır.Antibiyotikle dirençsiz bakteriler ölünce, popülasyonda bir azalma olur.Ama dirençli varyasyonlar hala yaşamaktadır.Bunlar da çoğalarak tüm poülasyonu oluşturur ve ortaya sadece dirençlilerden oluşan bir&amp;nbsp;popülasyon çıkar.Ortada evrim olmadığı açıktır.Çünkü ortada yeni özellik kazanan, gelişen, hatta değişen bir&amp;nbsp;canlı bile yoktur.Aslında bu olay evrimi desteklemekten çok evrimcilerin açıklayamadığı bir olaydır.Çünkü direnç genleri antibiyotikten önce vardır! Evrimci bir yayın olan Scienttifick American dergisinin 1998 yılındaki bir sayısından:&lt;/P&gt;
&lt;STRONG&gt;''Çok sayıda bakteri, daha ticari antibiyotikler kullanılmaya başlamadan önce de direnç genlerine sahipti.&lt;/STRONG&gt; Bilim adamları bu genlerin neden evrimleştiklerini ve varlıklarını sürdürdüklerini kesinlikle bilmiyorlar.'' 
Bakterilerin direnç kazanmadaki diğer&amp;nbsp;yol da bakterilerin birbirlrine&amp;nbsp;gen aktarmalarıdır.Bakteriler birbirlerine DNA transferi yapabilir.Bu yolla bakterilerin direnç genlerini birbirlrine aktardığı görülmüştür.
</description>
            <pubDate>Sun, 30 Sep 2007 18:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayali Fosilmiş!</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/hayali-fosilmis_4173730.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/hayali-fosilmis_4173730.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası adlı kitabını duymuşsunuzdur. Kitabı okumak için&amp;nbsp;&lt;A href=&quot;http://www.harunyahya.org/evrim/yaratilis_atlasi/yaratilis_atlasi_01.html&quot;&gt;buraya&lt;/A&gt;&amp;nbsp;gireblirsiniz. Bu kitapta pek çok fosil örnekleri veriliyor. Günümüzdeki canlıların ilk yaratıldıklarından bu güne hiç değişmediği anlatılıyor.Kitapta evrimci iddialara karşı çıkılıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Neyse, biz fosillere geçelim. Evrimci bir sitede(1) bu fosillerin gerçekte olmadığı gibi bir iddiada bulunuluyordu.Söz konusu yazıda şöyle yazıyordu:&amp;lt;blockquote&amp;gt;Resmin altına fosilin bulunduğu yeri ve tahmini yaşını yazar. Fosille ilgili hiçbir katalog bilgisi yoktur. Yani fosille ilgili herhangi bir araşırma yapma olanağınız yok.&amp;nbsp;........ Kitabı incelerken fosillerden bir tanesi gözüme çarptı. 148 ve 149. sayfalarda 89 milyon yıllık bir leopar kafatası olduğu iddia edilen bir fosil var.Bu tamamen hayal ürünü bir fosildir.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;lt;/blockquote&amp;gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kitapta fosilin bulunduğu ülke, bölge, o bölgede fosillerin ilk kim tarafından&amp;nbsp;bulunduğu,&amp;nbsp;nasıl bir katmandan çıkarıldığı, kaç yıllık olduğu yazıyor.Fosillerin katolog numarası kitapta yok ama, &lt;A href=&quot;http://www.yaratilismuzesi.com/&quot; target=_blank&gt;Yaratilis Muzesi.com&amp;nbsp;&lt;/A&gt;'daki&amp;nbsp;bütün fos.. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/hayali-fosilmis_4173730.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 14 Sep 2007 14:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Göz Hakkında Evrimci Yanılgılar</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/goz-hakkinda-evrimci-yanilgilar_4165380.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/goz-hakkinda-evrimci-yanilgilar_4165380.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Bu yazımda Gözün evrimi(1) adlı yazıdaki yanılgılardan söz edeceğim.Söz konusu yazı, aslında gözün nasıl evrimleşeceğini falan anlatmıyor.Bakalım ne demişler:&amp;lt;blockquote&amp;gt;Sık başvurdukları göz örneğinden yola çıkalım, gözler mükemmel değildir. Mükemmel olmadığı için bunca insan gözlükle dolaşıyor. İnsan gözünün aslında birçok kusuru vardır. Gözdeki fotoreseptörler retinada baş aşağı durmaktadır: Fotoreseptörler lense, lense ait kan damarlarına ve bipolar hücrelerine (reseptörlere bağlanarak bilgiyi beyne ileten nöronlara) doğru yönelmemişlerdir; dolayısıyla reseptörler ve lens arasında kalırlar. Dolayısıyla insan görüşünde, buna nöronların gözden dışarı çıktığı deliğin yol açtığı görme alanındaki kör nokta da dâhil olmak üzere, eksikliklere yol açarlar. &amp;lt;/blockquote&amp;gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gözler tabi ki mükemmeldir.Bir insan gözü bile, insanlığın yaptığı en teknolojik kameradan daha üstün bir görüntü kalitesine sahiptir.En karmaşık kamera bile göz kadar mükemmel değildir.Bunca insanın gözlükle dolaşmasındaki etken ise gözün tasarımı değil, sonradan oluşabilen hastalıklardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gelelim ters duran fotoreseptör(ışık algılayıcı) hücrelere.Bu hücrelerin ışık alan kısımları gözün arka tarafına doğrudur.Bu hücrelerden çıkan sinirler ise, ışıkla hücreler arasında bir katman oluşturmaktadır. Bu sinirler de gözün belli bir noktasında toplanır ve oradaki bir kanaldan dışarı çıkarlar. Bu kanal üzerinde fotoreseptör hücre yoktur.Buraya görüntü algılanamadığı için de kör nokta denir.Bazı evrimciler ise bu ters duran hücreleri, hatalı bir özellik olarak nitelerler.Ama bu tamamen cahillikten kaynalanır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öncelikle belirteyim, gözdeki retina hücreleri çok fazla enerji harcar.Bu enerjiyi karşılamak için besin de de kan yoluyla olur. Peki kan nereden gelir? Bu ters retina hücrelerinin hemen arkasında, bu tabakayı adeta bir ağ gibi saran, çok özel bir damar dokusu vardır. İşte o ters çevrilmiş .. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/goz-hakkinda-evrimci-yanilgilar_4165380.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 13 Sep 2007 14:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Evrim Karşıtı, Neandertal Cevap</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-karsiti-neandertal-cevap_4148866.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-karsiti-neandertal-cevap_4148866.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Neanderali insan saymayan biri benim&amp;nbsp; yazıma bir cevap&amp;nbsp;vermiş.Daha doğrusu öyle sanmış ama ben yine de o yazıyı cevap vermeye değer bulup cevap vereyim.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;lt;blockquote&amp;gt; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Psikolojik fark sunulması beklenmiyordu herhalde? Elbette anatomik fark sunulacak. Niçin yazınızda, sunmuş olduğum ve &amp;#8220;Birkaç&amp;#8221; denerek küçümsenen farklar sunulup, değerlendirilmemiş? Siz benim yazıma herhangi bir cevap vermemişsiniz ki, Harun Yahya&amp;#8217;nın neandertallerle ilgili çarpıtmalarını sunmak için benim yazımı bahane olarak kullanmışsınız. Kendi kişisel yorumunuza hiçbir dayanak getirmeksizin, &amp;#8220;ki bu farklar ırksal farklılıklardır&amp;#8221; gibi fazlasıyla öznel bir ifadeyle tüm verdiğim farkları hiç saymışsınız. &amp;lt;/blockquote&amp;gt; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Birkaç denerek küçümsenmişmiş.Kendi yazısında da ne demiş: ''Bir iki tanesini sıralıyalım''. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Konumuz Harun Yahya değil.Neandertallerin insan olup olmadığı.Konuları başka bir yere çekerek demagoji yapmayın.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Çarpıtma olduğun.. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/evrim-karsiti-neandertal-cevap_4148866.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Sep 2007 15:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Neandertal</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/neandertal_4135731.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/neandertal_4135731.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Geçenlerde &lt;A title=&quot;'&amp;quot;Neandertaller&quot; href=&quot;http://kodoman.wordpress.com/2007/06/28/neandertaller-insanmis/&quot; rel=bookmark&gt;Neandertaller Üzerine Çarpıtmalar&lt;/A&gt; adlı bir yazı gördüm.&amp;nbsp;Söz konusu&amp;nbsp;yazıda, neandertal insanın insan olmadığı, farklı bir tür olduğu iddia ediliyordu.Bakalım ne demiş:&lt;/P&gt;

&lt;P dir=ltr&gt;&quot;Neandertaller bir ırk değil, ayrı bir tür ve alt-türdür, insan ırkı değil.&quot; &lt;/P&gt;
&lt;P dir=ltr&gt;Peki bunu neye dayanarak söylüyor? Bir kaç anotomik farka, &quot;şurasının şu çıkıntısı biraz uzun, şu kemiğinin şurası biraz kavisli&quot; vs vs...&amp;nbsp;Birkaç anotomik farka bakarak Neandertalle, günümüzdeki insanının farklı tür olduğunu söyleyemeyiz. Günümüzde biyolojik tür, birbiriyle çiftleşip sağlıklı(ve üreyebilen)&amp;nbsp;yavrular elde edebildikleri için aynı kategoriye dahil edilen&amp;nbsp;canlılar için kullanılır.&amp;nbsp;İki canlının birbirinden farklı tür olduğu, böyle şu kemiğin&amp;nbsp;şurası kısadır vb. ırksal özelliklere bakılarak anlaşılamaz. &lt;STRONG&gt;Bu canlıların birbiriyle çiftlişebilip çiftleşememesidir.&lt;/STRONG&gt; Bu da kemiklerdeki farklılıklara bakarak anlaşılamaz. Aynı türün içine dahil edilen canlılar arasında da çok büyük farklar görülebilmektedir(köpekler, atlar vs).Bu farklara kemiklerin uzunlukları, çıkıntılar hatta cücut boyutu da dahildir.&lt;/P&gt;
&lt;P dir=ltr&gt;Neandertalle gnümüzdeki bir ırk arasındaki birkaç anotomik fark, onları ayrı tür yapmaya yetmez.Çünkü bu tür farklar günümüzde de görülebilmektedir.Evrimcilerin, sınıflandırmasına göre, neandertal insanı &quot;Homo Sapiens&quot; grubuna girer. Homo, zaten latince insan anlamına gelir. Neandertallere geçmeden önce evrimcilere göre Homo sapiensten bir önceki sınıf olan homo erectuslardan bahsetmek gerekir. Homo erectus insanları evrimcilere göre günümüz insanlarından ayrı bir türdür(ve sözde&amp;nbsp;neandertalden daha az insandırlar) .Buna day.. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/neandertal_4135731.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Sep 2007 18:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>At Evrimi Safsatası</title>
            <link>http://evrimkarsiti.blogcu.com/at-evrimi-safsatasi_4133896.html</link>
            <guid>http://evrimkarsiti.blogcu.com/at-evrimi-safsatasi_4133896.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;Bu yazıda &quot;Atın Evrimine Dair Harun Yahya&amp;#8217;nın Çarpıtmaları&quot;adlı yazıdaki yanılgılardan bahsedeceğim. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Söz konusu yazıyı yazan şahıs, Hyracotherium adlı soyu tükenmiş memeli ile şu an Afrika&amp;#8217;da yaşayan hyrax adlı canlıya benzemediğini söylemiş.Kafatası uzunluğunun farklı olduğunu göstererek, &quot;arasında dağlar kadar fark var&quot; gibi şeyler sarfetmiş. Söz konusu iki canlı birbirine benzerdir. Ve bu, Harun Yahya&amp;#8217;nın iddiası değildir. Zaten HY kaynaklı bir sitede &quot;kafatası ve kuyruk hariç&quot; heryerin neredeyse tıpatıp aynı olduğu yazıyor: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&quot;Ünlü İngiliz paleontolog Sir Richard Owen 1841 yılında, küçük bir memeliye ait bir fosil bulmuş ve buna, Afrika&amp;#8217;da yaşamakta olan Hyrax isimli canlıya olan benzerliğinden esinlenerek, Hyracotherium adını vermişti. Hyrax, tilki benzeri küçük bir canlıydı ve iskeleti, Owen&amp;#8217;ın fosiliyle kafatası ve kuyruk haricinde neredeyse tıpatıp aynıydı. &quot; (¹) &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Evet, zaten Hyracotherium&amp;#8217;un ilk fosilini bulan paleontolog, bu canlının Hyrax&amp;#8217;a benzemesinden dolayı o ismi vermiş.&amp;nbsp;Atın evrimi senaryosu, zaten tutarsız bir senaryodur. Evrimciler, çeşitli at türlerinin fosillerini, büyükten küçüğe dizmişlerdir. Tabi yaşlarını ve diğer tutarsızlıkları dikkate almamışlardır.Ayrıca Hyracotherium&amp;#8217;dan sonra gelen canlıların da bazılarının vücutları büyükken, bazılarının Hyracotherium&amp;#8217;dan küçüktür. BBC televizyonu eski bilim editörü Gordon Rattray Taylor, bu durumu şöyle ifade eder:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;At genellikle oluşturulmuş tek örnek olarak anılır. Ancak gerçekte Eohippus&amp;#8217;tan Equus&amp;#8217;a olan çizgi çok düzensizdir. Ebatlarda sürekli bir artış iddiasındadır ancak gerçek şudur ki bazı varyantlar Eohippus&amp;#8217;tan daha küçüktür, daha büyük değil. Farklı kaynaklardan örnekler görünürde ikna edici bir dizi oluşturacak şekilde bir araya getirilebilir ancak bunların zaman içinde bu ş.. ( &lt;a href=&quot;http://evrimkarsiti.blogcu.com/at-evrimi-safsatasi_4133896.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Sep 2007 17:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://evrimkarsiti.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>