Göz Hakkında Evrimci Yanılgılar

Bu yazımda Gözün evrimi(1) adlı yazıdaki yanılgılardan söz edeceğim.Söz konusu yazı, aslında gözün nasıl evrimleşeceğini falan anlatmıyor.Bakalım ne demişler:

Sık başvurdukları göz örneğinden yola çıkalım, gözler mükemmel değildir. Mükemmel olmadığı için bunca insan gözlükle dolaşıyor. İnsan gözünün aslında birçok kusuru vardır. Gözdeki fotoreseptörler retinada baş aşağı durmaktadır: Fotoreseptörler lense, lense ait kan damarlarına ve bipolar hücrelerine (reseptörlere bağlanarak bilgiyi beyne ileten nöronlara) doğru yönelmemişlerdir; dolayısıyla reseptörler ve lens arasında kalırlar. Dolayısıyla insan görüşünde, buna nöronların gözden dışarı çıktığı deliğin yol açtığı görme alanındaki kör nokta da dâhil olmak üzere, eksikliklere yol açarlar.

Gözler tabi ki mükemmeldir.Bir insan gözü bile, insanlığın yaptığı en teknolojik kameradan daha üstün bir görüntü kalitesine sahiptir.En karmaşık kamera bile göz kadar mükemmel değildir.Bunca insanın gözlükle dolaşmasındaki etken ise gözün tasarımı değil, sonradan oluşabilen hastalıklardır.

Gelelim ters duran fotoreseptör(ışık algılayıcı) hücrelere.Bu hücrelerin ışık alan kısımları gözün arka tarafına doğrudur.Bu hücrelerden çıkan sinirler ise, ışıkla hücreler arasında bir katman oluşturmaktadır. Bu sinirler de gözün belli bir noktasında toplanır ve oradaki bir kanaldan dışarı çıkarlar. Bu kanal üzerinde fotoreseptör hücre yoktur.Buraya görüntü algılanamadığı için de kör nokta denir.Bazı evrimciler ise bu ters duran hücreleri, hatalı bir özellik olarak nitelerler.Ama bu tamamen cahillikten kaynalanır.

Öncelikle belirteyim, gözdeki retina hücreleri çok fazla enerji harcar.Bu enerjiyi karşılamak için besin de de kan yoluyla olur. Peki kan nereden gelir? Bu ters retina hücrelerinin hemen arkasında, bu tabakayı adeta bir ağ gibi saran, çok özel bir damar dokusu vardır. İşte o ters çevrilmiş hücreler olmasa gözün enerji ihtiyacı karşılanamayacaktı.Görüldüğü gibi burada açık bir tasarım vardır.

 

O kadar da mükemmel göz ve kulaklara sahip olmadığımızın farkında bile değilizdir. Çok daha başka renkleri göremesek de, dünya ne kadar renkli ve güzel diye mutlu oluruz. Kısacası, Akıllı Tasarımcıların "indirgenemez karmaşıklık" tezinin aksine, bizde ve birçok hayvandaki organlar o kadar mükemmel olmasalar da, yine de önemli bir sorun çıkarmadan işlevlerini yerine getirir.

 

Göz ve kulağın mükemmel olmadığını iddia ediyorlar ama neye dayanarak? Gözler ve kulaklar olduça karmaşık ve mükemmel yapılardır.Bazı hayvanların renkleri daha farklı görmesi insan gözlerinin mükemmelliğini bozmaz.Ya da bazı hayvanların bizim duyamadığımız sesleri  duyması bizim kulaklarımızın kompleks olmadığı anlamına gelmez.Kim ister ki karıncanın yürüyüş sesini ya da Dünyanın dönüş sesini duymayı? Eğer böyle olsaydı(gözümüz ve kulağımız daha farklı olsaydı) insan yaşayamazdı.

 

(1)http://www.evrim-teorisi.org//index.php?option=com_content&task=view&id=23&Itemid=43

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!